Genellikle etkinlik alanında, saha personeli düzgün davranmazsa, mikrofon konuşmacıya yaklaştığında rahatsız edici bir ses çıkarır. Bu rahatsız edici sese "uğultu" veya "geri besleme kazancı" denir. Bu süreç, aşırı mikrofon giriş sinyalinden kaynaklanır; bu sinyal, yayılan sesi bozarak uğultuya neden olur.
Akustik geri besleme, ses güçlendirme sistemlerinde (PA) sıklıkla meydana gelen anormal bir olgudur. Ses güçlendirme sistemlerinin benzersiz bir akustik problemidir ve ses üretimine zararlı olduğu söylenebilir. Profesyonel ses alanında çalışanlar, özellikle de yerinde ses güçlendirme konusunda uzmanlaşmış olanlar, hoparlörden gelen uğultudan gerçekten nefret ederler, çünkü uğultunun neden olduğu sorunlar sonsuzdur. Profesyonel ses çalışanlarının çoğu, bunu ortadan kaldırmak için neredeyse beyinlerini zorlamıştır. Ancak, uğultuyu tamamen ortadan kaldırmak hala mümkün değildir. Akustik geri besleme uğultusu, ses enerjisinin bir kısmının ses iletimi yoluyla mikrofona iletilmesinden kaynaklanan bir uğultu olgusudur. Uğultunun olmadığı kritik durumda, bir zil sesi duyulacaktır. Bu durumda, genellikle uğultu olgusunun olduğu kabul edilir. 6 dB'lik bir zayıflamadan sonra, uğultu olgusunun olmadığı tanımlanır.
Ses güçlendirme sistemlerinde ses almak için mikrofon kullanıldığında, mikrofonun ses alma alanı ile hoparlörün ses çalma alanı arasında ses yalıtımı önlemleri almak mümkün olmadığından, hoparlörden gelen ses kolayca aradaki boşluktan geçerek mikrofona ulaşabilir ve uğultuya neden olabilir. Genel olarak, uğultu sorunu sadece ses güçlendirme sistemlerinde görülür ve kayıt ve restorasyon sistemlerinde hiç uğultu oluşmaz. Örneğin, kayıt sisteminde sadece monitör hoparlörler bulunur, kayıt stüdyosundaki mikrofonun kullanım alanı ile monitör hoparlörlerin ses çalma alanı birbirinden izole edilmiştir ve ses geri beslemesi oluşmaz. Film seslendirme sisteminde ise mikrofon neredeyse hiç kullanılmaz, mikrofon kullanıldığında bile projeksiyon odasında yakın plan ses alımı için kullanılır. Projeksiyon hoparlörü mikrofondan uzakta olduğundan uğultu oluşma olasılığı yoktur.
Ulumanın olası nedenleri:
1. Mikrofonu ve hoparlörleri aynı anda kullanın;
2. Hoparlörden çıkan ses, boşluk yoluyla mikrofona iletilebilir;
3. Hoparlörden yayılan ses enerjisi yeterince büyük ve mikrofonun algılama hassasiyeti yeterince yüksek.
Uğultu fenomeni bir kez ortaya çıktığında, mikrofonun ses seviyesi çok fazla ayarlanamaz. Ses seviyesi yükseltildiğinde uğultu çok ciddi boyutlara ulaşır ve canlı performansı son derece olumsuz etkilere neden olur; veya mikrofon yüksek sesle açıldığında (yani, mikrofon açıldığında uğultunun kritik noktasında mikrofon sesinin kuyruk fenomeni oluştuğunda) ses yankılanma hissi verir ve ses kalitesini bozar; ciddi durumlarda, aşırı sinyal nedeniyle hoparlör veya güç amplifikatörü yanabilir, bu da performansın normal şekilde devam edememesine, büyük ekonomik kayıplara ve itibar kaybına neden olur. Ses kazaları seviyesi açısından bakıldığında, sessizlik ve uğultu en büyük kazalardır, bu nedenle hoparlör mühendisi, yerinde ses güçlendirmesinin normal ilerlemesini sağlamak için uğultu fenomeninden mümkün olduğunca kaçınmalıdır.
Ulumayı etkili bir şekilde önlemenin yolları:
Mikrofonu hoparlörlerden uzak tutun;
Mikrofonun ses seviyesini düşürün;
Hoparlörlerin ve mikrofonların yönlendirme özelliklerini kullanarak, bunların yönlendirme alanlarından kaçının;
Frekans değiştirici kullanın;
Ekolayzır ve geri besleme önleyici kullanın;
Hoparlör ve mikrofonları ölçülü kullanın.
Hoparlörlerden gelen uğultu sesiyle aralıksız mücadele etmek ses teknisyenlerinin sorumluluğundadır. Ses teknolojisinin sürekli gelişmesiyle birlikte, uğultuyu ortadan kaldırmak ve bastırmak için daha fazla yöntem ortaya çıkacaktır. Ancak teorik olarak, ses güçlendirme sisteminin uğultu olgusunu tamamen ortadan kaldırması çok gerçekçi değildir, bu nedenle normal sistem kullanımında uğultuyu önlemek için gerekli önlemleri alabiliriz.
Yayın tarihi: 05-11-2021